KUBAD I ABAD SARAYLARINI İLK KEZ BİR BAKAN ZİYARET ETTİ
Kültür veTurizm Bakanı Ertuğrul Günay Beyşehir ziyaretinde`; Konuşmasında, Türk turizminin geldiği noktalardan da söz eden Günay, Türkiye’nin turizmde dünyanın en iddialı ülkelerinden birisi haline geldiğini kaydetti. Dünyada en fazla turist ağırlayan 7 nci ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Günay, “Turizmden en fazla gelir elde eden de 8 nci ülkeyiz. Geçen yıl ülkemize 27 milyon insan geldi. Allah izin verirse, bu yıl sadece Antalya’ya 10 milyon yabancı turist gelecek. Şimdi istiyoruz ki, bu gelenleri Kapadokya’ya giderken, bu gelenleri Pamukkale’ye giderken Konya’da Celaleddin-i Rumi’nin dergahına giderken Akşehir’den de Beyşehir’den de geçirelim. Eşrefoğlu Camiini görsünler, Kubad Abad’sarayını görsünler dedi.
Günay'ın Beyşehir gezisindeki son durağı ise Beyşehir Gölü kenarındaki tarihi Kubadabad Sarayları oldu. Gölyaka beldesinde bulunan tarihi mekanı ziyaretinde Bakan Günay ve beraberindekileri, bölgede 30 yıldan bu yana kazı çalışmalarını yürüten 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüçhan Arık karşıladı. Prof. Dr. Arık, Bakan Günay'ı, tarihi mekanı ilk kez bir bakanın ziyaret ettiğini belirtti. Bakan Günay, Kubadabad Sarayları'nda devam eden kazı çalışmaları ve beklentileri konusunda bilgi aldı. Günay, gezinin sonunda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Türkiye'de turizm konusunda iyi yerlere geldiklerini, dünyada gelir bakımından 8'nci, gelen turist anlamında ise 7'nci sırada olduklarını ifade eden Günay, önceki yıl ülkeye 27 milyon turistin geldiğini yineledi. Günay, şu açıklamalara yer verdi:
"Gelen turistlerin bir kısmı denize girip gidiyor ve birçoğu hangi ülkeye dahi geldiğini bilmiyor. Biz bu tarihimizi, kültürümüzü, ören yerlerimizi, damak tadımızı, turizmin sunumu i inin yapılarak, etrafının çine kattığımız zaman gelenler Türkiye'nin farkına varacaktır. Bir kez daha gelmek isteyecek, başkalarına anlatacaklar. En önemli tanıtım da zaten milyonlarca para vererek başka ülkelerin duvarlarına astığımız resimler değil, bence gelenlerin burada edindiği kanaat, burada gördükleri ve
hissettikleridir. Onun için kültür varlıklarını tarihin hangi döneminde olursa olsun, hangi dönemden kalmış olursa olsun ayrım yapmaksızın hepsini sahiplenmemiz, gözümüz gibi korumamız gerekiyor. Bu bakış açısıyla arkadaşlarımla bir görev anlayışını paylaşıyorum."
"ARKEOLOJİDE TÜRKİYE'YE ALTIN ÇAĞI YAŞATMAK İSTİYORUZ"
Arkeolojide Türkiye'ye altın çağını yaşatmak istediklerini de vurgulayan Bakan Günay, şöyle devam etti:
''Arkeolojiye yeni başlayan bir hız vermek istiyoruz. Elimden gelirse arkeolojiye Türkiye'de altın çağını yaşatmak istiyorum. Bu toprakların altındaki zenginlikler hem dünya için, hem de bizim için çok önemli, bugün bizim için ekonomik bir gelir kapısına dönüşüyor. Ama aynı zamanda tarihine önem veren bir millet olarak Türk milletinin ve devletinin dünyadaki saygınlığını artırıyor. Bu yüzden bunları hep beraber sahiplenmemiz gerekiyor. Yöre halkından ve belediyelerden bir tek şey rica ediyorum; burayı işgalden saldırıdan korumaya çalışsınlar temiz tutmaya çalışsınlar, gezdiğimiz yerlerde tarihi alanları en ufak temizliğini dahi yapmayıp Ankara'dan ödenek isteyenler var. Bu olmaz. Önce oranın temizliğini yapacaksın, sonra biz elimizden gelen desteği size vereceğiz. Bu topraklar bizim sınırlarımız içerisinde ise altı da üstü de bizimdir. Bunları geleceğe en güzel şekilde taşımak insanlık adına bizim görevimizdir. Bunlar bize insanlığın emanetidir. Bunu yaptığımız takdirde demokrasiyi ayakta tuttuğumuz takdirde millet iradesini ayakta tuttuğumuz sürece toprağın altına ve üstüne sahip çıktığımız sürece dünyada herkes, Türkiye'nin adı geçtiği zaman ayağa kalkıp bizi alkışlamaması mümkün değildir. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz.''
